
"Onlar dışarıdan solcu. Hükümete gelince hemen sağa dönerler" dedi bugünkü gösteri için beni Place d'Italie'ye götüren taksici. Hem kendi ülkesini, Fransa'yı; hem atalarının ülkesini, İsrail'i; hem de benim ülkemi, Türkiye'yi yakından takip ettiğini söylediklerinden anladığım bir Yahudi. Hükümeti eleştiren hemen herkesin sorunu, daha önce bu sayfada sözünü ettim, aslında sosyalistlerin de Sarkozy'nin reformlarından memnun olması. Muhalefet, bir tür ikiyüzlülükle, grevlere destek çıkmakla beraber, off the record, hükümetin hamlesinin doğru olduğu görüşünde.
Yollar erkenden kapatıldığı için, Tolbiac'ta inip Place d'Italie'ye kadar yürüdüm. Doğrusu, gösterinin başlamasına bir saat kala, beklediğimden çok daha fazla sayıda insan toplanmıştı bile. Polisler, öğretmenler, öğrenciler, demiryolu işçileri, La Poste çalışanları...
Fransa aşağı yukarı son 25 yıl içerisindeki en büyük politik yırtılmasını yaşıyor. "Amerikancılık"la suçlanan ve muhalefet tarafından adeta şeytanileştirilen, Hitler'le kıyaslanan Nicolas Sarkozy, kendisine karşı çıkanlar için nefret, yanında olanlar içinse hayranlık nesnesi.
Gösteriler, grevler, kuşkunuz olmasın, aralıklı olarak tekrar tekrar gündeme gelecek. Ama bu hükümet de, her şeye rağmen, yapacağını yapacak. Bu yırtılma içerisinde Fransa, sağ için liberalizmi, ya da neoliberalizmi keşfedecek; merkez sol içinse sosyalizm yerine -Blair usûlü- sosyal demokrasiyi.
Bu iyi mi, kötü mü; kararı size bırakıp, sadece olanları ve olacakları söylüyorum.